Neden yaptım

Calyvento’yu neden yaptım

Bir boyun, bir fizyoterapistin verdiği birkaç hareket ve onları yıllarca unutmanın hikâyesi.

Ağrı geçince bırakıyordum

Uzun süre geçmeyen baş ve boyun ağrılarım oldu. Doktorum boynumda fıtık başlangıcı buldu: ameliyatlık bir durum yoktu, ama düzenli hareketle kontrol altında tutulabilirdi. Beni bir fizyoterapiste yönlendirdi.

Fizyoterapistim çalışırken boynumu sürekli döndürmememi, ekranımı da buna göre yerleştirmemi söyledi. Bir de her gün yapmam için birkaç hareket verdi: başımı dört yönden sırayla elime bastırmak gibi basit şeyler.

Bir süre yaptım, ağrılarım geçti. Sonra bıraktım. Ağrı bu sefer çok kötü geri döndü; ilaçla geçirdim ve hareketleri artık düzenli yapacağıma yeminler ettim. Ağrı geçince yine unuttum. Bir gün yaptım, sonra yine bıraktım. Bu döngü yıllarca sürdü.

Sonunda fark ettim: ağrı tek hatırlatıcımdı. Ağrı geçince hatırlatıcı da gidiyordu.

Alarm işe yaramadı

Alarm kurmayı denedim. Sorun şu ki alarmın çaldığı an, benim müsait olduğum an değil. Önemli bir kodun tam ortasında çalıyordu; kapatıp devam ediyordum. Birkaç gün sonra artık duymuyordum bile.

Doğru anı kollayan bir hatırlatma

Calyvento bu yüzden alarm değil; doğru anı kolluyor. Gerçek çalışmayı sayıyor: kendim kalkıp mola verdiysem saymaya baştan başlıyor, oturup izlediğim bir videoyu mola saymıyor. Toplantıdaysam bekliyor, toplantı başlarsa geri çekiliyor. Yapay zekânın cevabını beklerken o dakikayı değerlendirmem için beni dürtüyor; yazmaya başladığım an dalga geri çekiliyor.

Vakti gelince ekranın kenarından dalgalar yükseliyor; işimi bölmeden, ben yanıt verene kadar yavaş yavaş belirginleşerek. Benim için bütün sır bu çıktı. Çoğu gün dalgalar büyümeden müsait bir anım oluyor ve hareketi yapıyorum. Daha disiplinli biri olmadım; artık disipline güvenmem gerekmiyor.

“İki dakika” sandığım molalar

Beklemediğim bir şey daha oldu. Evden çalışıyorum. Gün içinde “iki dakika” deyip içeri geçiyor, eşimle sohbet ediyordum; “iki dakika” uzanıyordum. Calyvento’daki günün akışına bakınca gördüm: o iki dakikalar 40–50 dakika sürüyormuş. Günde neredeyse üç saat böyle gidiyor, işi akşama sarkıtıyordum.

Artık molalarım beş, on dakika; günde bir de uzun mola veriyorum. Mesaim akşama sarkmıyor.

Akşam sporu yetmiyormuş

Çoğumuz gün boyu oturup akşam spor yapınca sağlıklı kaldığımızı düşünüyoruz. Ben de öyle düşünüyordum. Sonra araştırmaları okudum. Akşam sporu, gün boyu oturmayı tam telafi etmiyor (kaynak); gün içine yayılan kısa hareket araları ise bazı ölçümlerde tek seferlik 30 dakikalık bir yürüyüşten bile iyi sonuç verdi (kaynak, kaynak).

Bu beni çok motive etti. Spora devam ediyorum, ama artık günün kendisi de hareketli: Calyvento’nun hareketlerinin yanında iki saatte bir beş dakika eliptik bisiklete biniyorum. Bunu düzene sokmamı da Calyvento sağladı.

Zamanım nereye gidiyor

Çalışma alanları da beklediğimden çok işime yaradı. Hangi projeye ne kadar zaman ayırdığımı, hangi molanın uzayıp gittiğini artık tahmin etmiyorum; görüyorum.

Calyvento’yu önce kendim için yaptım. Sana da iyi gelirse ne mutlu bana.

Batuhan AltunCalyvento’yu geliştiren

Bu yazı kendi deneyimim; tıbbi tavsiye değildir. Ağrın varsa önce bir hekime ya da fizyoterapiste görün. Calyvento tıbbi bir cihaz değildir.

Calyvento neredeyse hazır.

Mac App Store için son düzlükte, Windows sürümü de yolda. Adresini bırak, yalnızca bir kez haber verelim — seninki çıktığı gün.

Hangi sürüm?

Sürümün çıkınca tek e-posta. Bülten yok, liste paylaşımı yok.